Translate

Sayfalar

doğal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Nisan 2018 Çarşamba

Veri gazeteciliği haber odalarını değiştiriyor


      Son yüzyıldaki teknolojik ve dijital gelişmelerle, gazetecilik kavramı değişiyor. Gazeteciliğin yeni çağa ayak uydurması sonucunda ortaya çıkan veri gazeteciliğinde, 5N1K metin ve fotoğrafın yanı sıra, grafiklerle, kodlarla ve haritalarla ifade ediliyor. 



    Veri gazetecisi olarak “Br.data” haber portalında çalışan Steffen Kühne, veri ile gazeteciliğinin haber odalarını değiştirdiğini vurguladı. Kühne, haber odalarında iş bölümünün devam ettiğini fakat yine de haber odalarında çalışan herkesin biraz dahi olsa yazılım, tasarım ve klasik gazetecilik bilmesinin önemine dikkat çekti.

    Steffen Kühne, uzun süredir yazılım geliştirici ve veri gazetecisi olarak Almanya’daki “Br.data” da çalışıyor. Steffen Kühne, “Veri gazeteciliğinde her zaman numaralara ve istatistiklere dayanan veri setleri ile uğraşmanız gerekli” derken günümüzde her zaman olduğundan daha fazla veri olduğundan, bu kadar veri ile baş etmek için veri gazetecilerinin bazı yetenek ve vasıfları kazanmalarının zorunluluğunun altını çizdi. Kühne, veri gazeteciliğinin aslında “wikileaks” belgelerinden çok daha önce 1960’lı yıllarda ortaya çıktığını söylerken, veri gazeteciliğinin klasik gazeteciliğe bir çok faydası olduğunu belirtti.

    Veri gazeteciliği daha tarafsız


    Kühne, veri gazeteciliğinin en büyük getirisinin tarafsızlık ve şeffaflık olduğunun altını çizerken rakamlar ve istatistikler ile çalışırken proje sonunda kullandığınız verileri paylaştığınız için haberin çok nesnel bir formda olduğunu söyledi.

    Kühne, veri gazetecisi olarak hem sosyal bilimler hemde istatiksel bilimler hakkında bilgi sahibi olunmasının önemini vurgularken veri gazeteciliğini toplumsal tartışmalar ve sorunlar hakkında tamamen nesnel olan tespitlerin yapılabileceğini vurguladı. Avrupa’da güncel olan en büyük tartışmalardan birinin Suriyeli Göçmenler olduğunun altını çizen Kühne, veri gazeteciliği ile inkar edilemez sonuçlara ulaşıldığının ve bunun veri gazeteciliğinin en önemli getirilerinden biri olduğunu belirtti.

    Veri gazeteciliği dijital teknoloji, istatistik ve sosyal bilimlerin kombinasyonudur


    Steffen Kühne, “Eğer veri gazetecisi olacaksanız, programlama veri kullanımı ve projede kullanılacak veri seti oluşturmak için esastır. İstatistik ise elinizdeki veri seti üzerinde analiz yapmanızı sağlar. Veri gazeteciliğinden elde edilen sonuçları sunulabilir yapmak için tasarım bilmek ve sorunsalı hikayeleştirerek klasik gazetecilik ve sosyal bilimlerden yararlanmak gereklidir” dedi. Kühne, “Eğer tüm proje sunumunuz yazılı metin olacaksa bile yine de istatiklerden yararlanarak hikayenin iç yüzüne bakmak gereklidir” diye belirtti. 

  Verilerden hikaye çıkartmanın iki yolu var


     Birinci hikayeleştirme yöntemi; sorunsalın üzerine kesin bir araştırma sorusu belirlemek gerektiğini vurgularken, “Araştırma sorusu belirlendikten sonra bu soruyu cevaplamak için veri bulup bu verileri analiz etmek gereklidir” dedi.

    Steffen, ikinci hikayeleştirme yöntemi olarak verinin yanında klasik gazetecilik kaynaklarına bakılarak araştırma sorusuna cevap bulunması olduğunu söyledi. Kühne, “Bunun için bilimsel makaleler ve gazeteler kullanılabilir” dedi. Kühne, sözlerine “Sahaya röportaj için araştırmacı gazetecilerin yollanması gereklidir”  diyerek devam etti.

   Kühne veri gazetecilerinin araştırmalarında şu soruları kendilerine sorması gerektiğini belirtti: “Elimdeki verilere güvenebilir  miyim?”, “Sahada röportaj yaptığım kişiler haberin tüm ayrıntılarına cevap olacak verileri sağladı mı?”. Steffen Kühne; veri kaynağı bulurken, hükümet verilerinin çoğunlukla en güvenilir kaynaklardan biri olduğunu vurguladı. Kühne, haberi hikayeleştirirken “Bu hikayede güncel olan toplumu ilgilendiren ne var?” diye sorulmalı diye ekledi.

“Ben veri gazeteciliğinin sadece tüm gazetecilere yardım eden çevrimiçi veya çevrimdışı araçlar koleksiyonu olduğuna inanıyorum” dedi.


   Veri gazetecileri farklı bakış açısı üreten kişilerdir


    Kühne, “Eğer toplumsal bir sorun varsa, veri gazetecileri toplumun sahip olduğu genel yargılara teslim olmadan farklı bakış açıları üretebilen kişiler olmalıdır” dedi. Kühne sözlerine şöyle devam etti: “Sadece veri setlerine gömülmeden doğruca sorun hakkında saha çalışması önemlidir. Eğer elinizde Avrupa’da fakirlik üzerine veri seti varsa, öncelikli olarak en fakir ve en zengin bölgeleri tesspit etmeniz gerekir”. Bu aşamadan sonra araştırmacı gazeteci olarak klasik yötemler de kullanılmalıdır. Kühne, “Daha iyi bir gazeteci olmak için veri size yardım eder” derken veriden hikaye çıkartıken konu hakkında uzman kişilerin görüşlerinden faydanılabileceğinin altını çizdi.

    Veri gazeteciliğinde hikayenin sunulması eldeki verilere göre değişir


    Kühne, “Hikayenin konusu ve eldeki verilerin türü haberin grafik, metin veya harita olarak  hangi biçimde sunulması gerektiğini belirler.” diye sözlerine devam etti. Kühne, gazeteciliğin özünün veri gazeteciği veya klasik gazetecilik olarak ayrılamayacağının altını çizdi. Kühne, “Ben habercilik yönüyle asla veri gazeteciliğin yeni bir tür olduğunu söylemem” derken “Ben sadece veri gazeteciliğinin tüm gazetecilere yardım eden çevrimiçi veya çevrimdışı araçlar koleksiyonu olduğuna inanıyorum” diye sözlerine devam etti. Kühne, en çok kullandığı yazılımın Java olduğunu söylerken bazı önemli veri araçları şöyledir: İmport.io veri kazıma , open refine veri temizlemek ve formatını değiştirmek , Tabula Pdf dosyasından veri kazımak , R istatiksel analiz yapmak , Excel ve Google Spreedsheet veri tabanı oluşturmak , Document Cloud veri analizi yapmak için kullanılır.

    Veri gazeteciliği haber odalarını değiştiriyor


    Kühne, veri gazeteciliğinin haber odalarına birçok değişiklik getirdiğini belirtirken “Bence basın odaları için en önemli değişim birbirinden ayrı bölümlerin beraber çalışmasıdır” dedi. Kühne,bu sayede gazeteciler, programcılar ve grafikerler beraber program geliştiriyor diye sözlerine devam ederken yine de verinin haberleştirilmesinde belirleyici olanın klasik gazetecilik eğitimi olanlar olduğunun altını çizdi.

    Veri gazeteciliğinin etkisi klasik gazetecilikten farklı olmayabilir


    Steffen Kühne, eğer okuyunun farkındalığı yoksa herhangi bir makale ile veri gazeteciliği ile yazılan bir makale arasında fark olmayacağının altını çizerken, görselleştirilmiş veri projelerinin bir konu hakkında araştırmayı sevmeyen okuyucular üzerinde etkili olamayacağını söyledi. Kühne, “Veri gazeteciliği ile üretilen hikayelerin klasik gazetecilik ile üretilen makalelerden bir farkı olduğunu düşünmüyorum” derken, yine de Washington Post gibi gazetelerin veri kullanarak büyük gazetecilik projeleri ürettiğini sözlerine ekleyerek devam etti.

  Haber: Faruk Aydıner

10 Mart 2018 Cumartesi

Doğa Ana Gaia, sadık yar toprak ve mikrop kardeş

    Araştırmalar son elli yılda yaşadığımız öğrenme bozuklukları ve depresyon vakalarındaki yükselmenin doğa ve içindeki toprakla fiziksel bağımızı azaltmış olmamızla bağlantılı olabileceğini gösteriyor. Her geçen gün teknolojiye daha bağımlı hale geliyor ve kapalı mekanlara kendimizi hapsediyoruz. Hareketsiz geçen hergün biraz daha halsiz hissetmeye başlıyoruz. Hafızamız zayıflıyor ve öğrenme güçlüğü yaşıyoruz. Peki bize neler oluyor?


        Yeşil alanların ve hayvanların yaşama alanlarının dikkatsizce  yok edilmesi ile birlikte  şehir insanı Doğa Ana Gaia ve onun toprağı ile bağlantısı kesik olarak yaşıyor. Bilim insanlarının keşfettiği yeni verilere göre ‘hijyenik hayat’ tarzımız ve ‘kirlenmek’ kavramından uzaklığımız bazı yan  etkileri de beraberinde getiriyor. Araştırmalara göre çevremizden aldığımız milyonlarca bakterinin vücut, zihin ve duygularımız üzerinde  olumlu etkileri var. Doğadan uzak steril ortamlarda yaşadığımız için bu faydalardan mahrumuz. Sağlıksız beslenme ise vücudumuzun gıdasız kalmasına sebeb oluyor. Marketlerden aldığımız işlenmiş ve kimyasal katkı maddeleri içeren gıdalar vücudumuzu tokside ediyor. Tüm bu süreçler yaşlanma sürecini hızlandırıyor. 

Doğa Ana Gaia'ya ve kendimize zarar veriyoruz.


     Nedir bu gerginlik?


    Öte yandan toprakla meşgul olan insanların daha dingin ve mutlu olmasıyla birlikte bilim insanları doğal yaşam ve organik beslenmeyi mercek altına aldı. Bununla birlikte kanser uzmanları dahil birçok araştırmacı bakterilerin üzerimizdeki etkilerini incelemeye başladı. Araştırmalar özellikle baı bakterilerin daha olumlu bir ruh hali, ansiyete oranında düşüş  ve beyinsel aktivitelerde kalıcı iyileşmeye yol açtığını gösteriyor. Tüm bu olumlu etkilerin mutluluk ve gençlik hormonu olarak bilinen serotonin hormonunun beyindeki salgısında dikkate değer artışın oluşmasıyla alakalı olduğu düşünülüyor. Akciğer kanseri hastalara direk verilen belli başlı pasifleştirilmiş bakteri formlarının enjekte edilmesiyle hayat kalitesinde artış, mide bulantısı ve ağrılarda ise azalma gözlenmiş ki kanser tedavisinde mikrop kullanımı yeni bir tedavi yöntemi. Hatta bazı kanser doktorları kanser oranlarındaki artışı sağlıksız beslenme yanında aşırı hijyenik ve yapay yaşam koşullarına bağlıyor.

Doğa ile barışmak sağlıklı bir hayatın kapısını açmaktır.


   Günümüzde Tıp, bakterileri yararlı ve zararlı olarak ikiye ayırıyor. İnsan vücüdundaki hücre sayısı, insanın içinde ve derisinde yarayan bakteri sayısından fazla değil. Bugün bağırsaklarda yaşayan bakterilerin sindirimden hormon üretimine kadar faydası olduğu biliniyor. Mutluluk hormonu seretoninin çoğu beyinde değil, bağırsaklarda üretiliyor. Bağırsaklar, bağışıklık ve hormonal sisteme katkısı dolayısıyla ikinci beyin "Solar Plexus" olarak adlandırılıyor. Bağırsakların bu şekilde çalışmasına en önemli katkılar tabiki faydalı mikrop kardeşlerin sayesinde. Bu faydalı bakterileri arttıran en önemli besinlere örnek olarak prebiyotikler; ev yapımı yoğurt, kefir ve turşu verilebilir. 

Doğa Ana Gaia ve sadık yar toprak ile barışmak insana sağlık ve mutluluk getirir.


    Modern tıbba alternetif Çin Tıbbı’nda ise toprak insanın üzerinde biriktirdiği tüm içsel ve dışsal olumsuz enerjileri atmak için bir topraklama aracı. Meditasyonun amaçalarından biri de topraklanmadır ki doğal bir ortamda, en azından mümkünse çayırda çimende yapılması tavsiye edilir. Çin Tıbbı'nda su da toprak gibi topraklama özelliğine sahibtir.

   Daha sağlıklı ve mutlu olmak için Doğa Ana Gaia ile barışmak zorundayız. Sadık yar toprak üstünde yalın ayak yürüyüş veya doğanın içinde derin bir nefes faydalı bakterilerin vücuda geçmesine yardımcı olur, gerçek organik meyve ve sebzelerin sağladığı gibi. Doğaya ve doğal beslenmeye yeniden bir dönüş Doğa Ana Gaia'ya, sadık yar toprağa ve iyi niyetli mikrop kardeşlere olduğu kadar kendimize de vefa olacaktır. 


24 Kasım 2014 Pazartesi

Bu bienal kartpostal attıracak.

    İstanbul Tasarım Bienali kapsamında unutulmaya yüz tutan kartpostallar tekrar hayatımıza girecekı. Bienal'in teması ise, "Gelecek artık eskisi gibi değil" olarak belirlendi.


    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV tarafından düzenlenen 2. İstanbul Tasarım Bieanali, 1 Kasım'da kapılarını sanat severlere açtı. Bienal'de bu yıl, "Gelecek artık eskisi gibi değil" başlığı altında, "Şu anda gelecek nedir?" sorusunun yanıtı aranacak.


    Bienal kapsamında sosyal medya ve özellikle Facebook'a karşı eleştiriler getiriliyor. Sosyal medyanın bireyi duygusuzlaştırdığı ve samimiyetini fakirleştirdiği konseptli kartpostallar tasarlandı. Bu kartpostallar Bienal boyunca sanatseverlere ücretsiz olarak dağıtılacak. Dağıtılan kartpostalların sanatseverler tarafından postalanması konusunda da yardımcı olunuyor.

    Bienal alanında bulunan posta kutusuna sanatseverlerin attığı kartpostallar, belirtilen adreslere gönderiliyor. Bununla insanların sosyal medya öncesi samimiyetinin tekrar kurulması hedefleniyor. Kartpostallarda dünyaca ünlü fotoğrafçıların fotoğrafları da yer alıyor.

    "Ek-Biç Bahçesi" kuruldu


   Bienal kapsamında faaliyete geçen ve katılımcılara kendi sebze ve meyvelerini üretmeleri için olanak sağlayan "Ek-Biç Bahçesi"-nin Bienal'in ardından da süreceği açıklandı. Taksim, Gümüşsuyu Caddesi üzerindeki bir binanın bu proje  için hazırlanmakta olduğu açıklandı. Beş katlı binanın her katında ayrı bir bitki türü yetiştirilecek. Bir katında da bu bitkilerden yemekler yapılacak. Ucuz ve organik bitkiler yetiştirme yöntemlerinin de öğretileceği proje kapsamında, katılımcılara evlerinde ve balkonlarında bitki yetiştirme metotları öğretilecek.
Bienal'de insanlar organik beslenme üzerine bilgi sahibi olabiliyorlar.

    Bienal'de akademi programı, atölye çalışmaları, tasarım yürüyüşleri, yaratıcı film kuşağı, seminer ve paneller gibi etkinlikler de gerçekleştirilecek.